DARÜLACEZE DUYGU VE DÜŞÜNCELER

  1. Herkesin bir yaşam hikayesi vardır. Hayata tutunma sebepleri farklıdır insanların. Yaşam tarzları, bakış açıları farklılık gösterebilir. Ama ortak bir nokta vardır. Sevmek, sevilmek. Mutlu olmak ister tüm insanlık. Bu mutluluk kişinin içerisinde bulunduğu ortama göre değişkenlik gösterir. Şahsen bu mutluluğa ulaşmanın çok uzak olduğunu düşünmüyorum. Mutlu olmanın; bir çocuğu, yaşlıyı mutlu etmenin arkasında gizlendiğine inanıyorum. Mutlu etmenin basit olduğu bir zamandayız. İnsanların birbirinden bir merhabayı esirgediği bir zamandayız maalesef ki.İşte bunu fırsata çevirme vakti. Öğrendim ve yaşadım bir merhaba ile hastalıkların iyileşebileceğini. Çekinmeden utanmadan selam verin, tebessüm edin çevrenizdekilere.
  2. Farkında mıyız?
    Değiliz. Sabah kalkıyoruz sıcak yatağımızdan . İşe, okula gitmemek için türlü bahaneler üretiyoruz kendimize. Neden ? Bir yanıtı yok tembellik, üşengeçlik. Halbuki farkında olsak sorumluluklarımızın, sahip olduklarımızın. Belki hiç uyumayacağız. Sabah işe giderken toplu taşımada ayakta kaldık diye sitem ediyoruz belkide. Etmesek keşke evinden çıkamayanları düşünüp. İşe geliyoruz farklı tartışmalar . Tartışmasak, ölümlü dünya olduğunu unutmasak. Öğlen olur. Akşam olur. Sofralar kurulur yemekler koyulur ama yemek seçeriz . Seçmesek keşke aç insanlar olduğunu unutmasak. Yatarız sıcak yatağımıza , unutmasak keşke evsiz insanları. Görebildiğimize, konuşabildiğimize, duyabildiğimize,yürüyebildiğimize şükretsek keşke.Unutmasak engellilerimizi, yaşlılarımızı, yardıma muhtaçlarımızı. Gençken unutmayalım ki unutulmayalım. Farkında olalım. Farkındalık yaratalım. Nasıl mı önce kendimizden başlayarak. Sen değişirsen, çevren değişir, çevren değirse toplum değişir. Gel bu halkayı sen başlat . Kendinin farkına var.
  3. Neden mi Darülaceze ziyareti. Çünkü Darülaceze buz dağının görünen yüzü diyoruz. Günlük telaşlarımıza kapılmış gidiyoruz. Evet hepimizin öncelikleri var kabul. Ama bizim öncelik dediğimiz şeyler bazı insanların lüksü belkide ihtiyacı. İyi insan yok diyoruz. Hayır var. Nerde mi? Sensin o iyi insan. Sadece farkında değilsin.Çünkü birini mutlu etmenin mutluluğuna varmadın. Vaktin mi yok , paran mı yok. Bunlar bahanesi . Bir çikolata, şeker alıp hiç tanımadığın bir çocuğa verdin mi. Onun gözündeki şaşkınlığı, mutluluğu gör bence. Benim ısrarımı anlayacaksınız. Karamsar olma neden mi sen yoksan bir eksiğiz. Haydin Mutlu edip mutlu olmaya davetlisiniz güzel insanlar
  4. Sayenizde çok güzel bir şeye ufakta olsa bir adım attım tabularımı kırdım hatta bi nevi duygu düşüncelerimizi demişsin hepimiz Herdaim şükrediyoruz zaten ama ben eve gelince annemin babamın varlığına herzamanki gibi değilde dahada kalpten şükrettim ordaki çocuklarla azda olsa vakit geçirmek kendi adımıza düşündüğümüz zaman çok şey katıyor bize şükrü mutluluğu daha kolay yakalayabilmeyi vs kendimizi geçtim oradaki çocukların bir sevgi eksikliği var bu eksikliği omları görmeye gelen abi abla teyzelerle gideriyorlar oradaki bir çocuğun 50 yaşındaki bi teyzeye anne diye sarılıp kucağından inmemesi gözümün önünden gitmiyor doğrusu insanın kalbine dokunuyor oradakiler..miniklerden tut yaşlı teyze dedelerimize kadar elimizde olsada sürekli gidip orada sürekli vakit geçirebilsek keşke.Vesselam Rabbim bizleri hayırlı evlat hayırlı ana baba eylesin inşallah
  5. Darülaceze ye gitmek ; toprağa tohum atmak gibi.Zaman geçtikce tanıştığımız dedeler nineler bizim mutluluk tohumlarımiz.Yakınlığımız da artıyor.Kocaman bir ağaç oluyoruz ve meyvesi de onları mutlu olarak görmek oluyor.Belkide baska bir ortamda rast gelmeyeceğin insanlarla bu çatı altında buluşup yüreklere dokunmak ve yüreğine dokunulması günün kurtarıcı bir duygusu…Aklına düşer sevdiğin,sevdiklerin..Bir telefon uzaklığında hissetmek istersin o kişileri.Tamda bu işte,bir telefon uzağında onlar bizim için.Demli bir çaya ancak bu kadar güzel bir muhabbet yakışır.Bunu düşünen kitlelerin artması için farkındalık uyandirmaliyiz.Dertlerine derman, mutluluklarına ortak, ihtiyaçlarına ise koşmak istiyoruz.Amacimizin sonucuda niyetlerimiz gibi olur insAllah.
  6. Huzur bulduğum yer Darülaceze..Darülaceze ne demek ? Nerede? Belki hergün önünden geçiyoruz ,belki ismini duyuyoruz ,belkide ne olduğunu biliyoruz ama cesaret edemiyoruz . Aslında o kadar geniş bir anlamı varki her giden farklı duygulara kapılıp farklı bir tanımlama yapabilir. Darülaceze din ,dil gözetmeksizin düşkünlere ,sahipsiz çocuklara sahip çıkıyor. Onları yetiştirip eğitim ve iş imkanı veriyor. Hayatlarını idame ettirebilme adına bütün olanakları sağlayan bir cennet..Kimini yalnızlık getirmiş Darülaceze’ye, kimini bıkkınlık, kimini de kimseye yük olmayayım düşüncesi..Darülaceze, oradaki insanların huzur yeri olduğu kadar benimde huzur bulduğum yer oldu .Bende hissettirdiği ve yaşattığı duygular paha biçilemez..Bende cesaret edemeyenlerdendim .Adağım vesile oldu böyle güzel ve anlamlı bir yeri tanımama… çok şükür rabbime bana öyle bir cesaret verdiki üstesinden geldim ve onları tanımayı sevip ,sarmayı başardım. Onların yüreğine dokunmak ,yüzlerini güldürebilmek ,hikayelerini dinlemek bana o kadar çok şey kattı ki artık onlar olmadan kendimi eksik hissediyorum.Beni görünce yüzlerinin gülmesi ,ellerimden yanaklarımdan öpmeleri ,bir çocuğun gitme demesi sarılıp öpmesi sanki hiç daha önce sevilmemişim..Yaşlılara saygı göstermenin , değer vermenin toplumun gelişmişliğiyle ilgili olduğunu düşünüyorum. Farkındalık yaratmak,onlara nefes olmak için herkezin gelip bu duyguları yaşamasını istiyorum. Böyle bir kurumun olması çok güzel Allah düşürmesin ,eksikliğinide hissettirmesin..Unutmayalım iyilik insanlık sanatıdır.Mutlu edelim, mutlu olalım.Dünyanın ruhu insanların mutluluğuyla beslenir.
  7. Her sakinle konusurken yanından ayrılmakta cok zorlandım onların da sohbet ederken hatta hayatlarıyla ilgili bilgileri gecmisinden anılarını kendi kendine birden anlatmaları hem onların insanlarla sohbet özlemini göstermis oldu hem de kendimde o sıcaklığı verebilmişim ki bana bunları anlatıyor mutluluğunu yarattı. Her birinin yanından ayrılırken çok zorlandım biz yine gelicez dediğimiz de “söz mü?” Diyen oldu, “hep öyle diyip gelmiyorlar” diyen oldu, “gelin ama bak unutmayın” diyen oldu.. Ordan ayrılmakta cok zorlandım her biriyle hemen garip bi bağ kurdum. Ve ayrıldığım andan beri de şimdi napıyorlardır acaba diye düşünmeye başladım.
  8. Gerçekten insan duygusal oluyo ordaki insanların ne kadarda güzel bakıldığını görsende değişik duyguya kapıyosun elinde olmadan
  9. Kendimim otuz yıl sonra nerede olabileceğimi düşündüm ordaki insanlar da zamanında çok güzel bir hayat yaşamışlar ama şimdi kimsesiz sevgiye muhtaç orda yaşıyorlar onların yerine kendimi koydum ve hayatın hep ben diyerek yaşamamam gerektiğini anladım ve onların hayat hikayeleri büyük ders oldu hayatta bakış açım daha genişledi onları bir nebze mutlu edebiliyorsak ne mutlu bize 😊 inşallah Darülacezeler bomboş olur ilerde kimse orda kalmak zorunda olmaz.
  10. Bu program beni hep hüzünlendirir nedense. İçimde bir burukluk ve kızgınlık.. Hayatın o güzel insanları savuruşuna kızıyorum, onları yalnız bırakan ailelerine kızıyorum, kendime kızıyorum onlara aile olamadığım için ve korkuyorum belkide, bir gün terk edilmekten.. Bazen yeni hayatların başlangıcı olduğunu da öğrendim Darülacezenin. Annesiyle kalan bir çocuk.Bir çocuğun yuvasıydı orası, problem ettiğim şeylerden utandım o an, yuva olmak istedim, anne baba abla olmak istedim o çocuğa.. bugün beni en etkileyen şey o çocuğun gözlerindeki hüzün oldu.. Hüzünledim.
Blog içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir